Dolar ve Euro Kurunu etkileyen Portöy Teorisi

Dolar ve Euro kurunu etkileyen genellikle parasal etmenlere sürekli değiniyorum. Kuşkusuz forex hareketleri sadece merkez bankalarının kontrolünde olan parasal etmenlere bağlı değildir.

Bir ülkenin para biriminin değeri esas olarak o ülkenin değerini yansıtır. Dolayısıyla portföy teorisi işte tam burada işimize yarayacaktır. Bu modelin en önemli özelliği döviz kuruna ve dolayısıyla ülkeye yatırım yapılabilir bir varlık olarak bakmasıdır. Dolayısıyla ülke dışarıdan arz ve talep meselesi olarak görülmektedir. Ülkenin toplam varlığı ile yabancı talep arasındaki denge ülkenin para biriminin değerini belirlemektedir.

Dolayısıyla Amerikan ekonomisindeki toplam borç fazlası Doların değerinin kaybetmesine yol açar, diğer taraftan İsviçre Frankının değeri ise, İsviçre ekonomisinin sağlamlığı nedeniyle artacaktır.

Ticaret ve Yatırım Akışı

Yatırım bir ülkenin ve dolayısıyla para biriminin değerini belirler.

Yatırım bir ülkenin ve dolayısıyla para biriminin değerini belirler.

Genel olarak bakıldığı zaman forex ticaretinin sıfır toplamlı bir oyun olduğu söylenebilir. Yani her kazananın bir kaybedeni her kaybedenin de bir kazananı vardır. Bu durum aynı zamanda ticaret ve yatırım akışlarının da karşılıklı olmasını gerektirir. Diğer bir değişle, her alıma karşılık bir satış ve her satışa karşılık bir alış bulunmaktadır.

Peki bu durumda forex kurları nasıl değişir? Bu önemli bir sorudur ve cevap olarak piyasa momentumunu verebiliriz. Günlük olarak toplam alımlar ve toplam satışlar arasında yaklaşık bir denge bulunmaktadır. Fakat bu dengenin haricinde kalan kısım ise, işte forex piyasasının yönünü belirler. Bu denge haricinde kalan kısım genellikle ticari ve uzun dönemlidir. Dolayısıyla kısa vadeli durumların haricinde temel değişkenleri hesaba katar.

Globalleşme ve dışsallaşma uluslararası ticaret dengesinde çok büyük değişikliklere yol açmıştır. Bu değişimin en önemli sembolü ise Amerika olmuştur. Amerika dış ticaret dengesi açısından tam pozitif durumdayken son yıllarda tamamen negatif bir görünüme girmiştir.

Temel ekonomik teoride gördüğümüz dış ticaret açığı yani toplam ihracat – toplam ithalatın yatırımlar ve mevduat arasındaki farka eşit olması durumu forex ticaretinin de temel yapı taşıdır.

Dolayısıyla dış ticaret açığına kötü bir parametre olarak bakmamak gerekir. Bu durum aynı zamanda toplam yatırımın da artması ve dolayısıyla toplam ülke değerinin de yükselmesi anlamına gelmektedir. Dış ticaret açığını değerlendirirken ülkenin toplam durumunu ve yatırım ve finansman altyapısını da doğru olarak değerlendirmek gerekir. Yoksa Amerika gibi ülkelerde dış ticaret açığı ekonomiyi iflasa sürükleyebilecek sonuçlar yaratabilir.

Gayrisafi Milli Hasıla

Forex ticareti açısından ülkenin performansının en önemli indikatörü gayrisafi milli hasıladır. Bu indikatör ülkede üretilen tüm hizmetler ve ürünlerin toplamına işaret eder. Diğer ekonomik indikatörlerde olduğu gibi, gayrisafi milli hasılanın da hesaplanması için birçok yöntem bulunmaktadır.

Bunlardan ilki gelir yöntemidir. Adı üstünde olduğu gibi, ülke sınırları içerisinde yaşayan tüm şirket ve kişilerin toplam gelirlerinden hesaplanır. Genel olarak doğru bir yöntem olmasına rağmen, analitik açıdan çok kullanışlı değildir. Dolayısıyla esas olarak gider veya tüketim yaklaşımı benimsenir. Bu yaklaşımda gayrisafi milli hasıla dört bölüme ayrılır. Bunlar tüketim, yatırım, hükümet harcamaları ve ticaret dengesidir.

Dünya genelinde gayrisafi milli hasılanın en önemli parçası, yaklaşık dörtte üçü, tüketim kalemindedir. Tüketim kalemi aynı zamanda ülkenin ekonomik sağlığının barometresidir. Tüketim de ayrıca kendi içerisinde farklı kalemlere bölünebilir.

Gayrisafi milli hasıla içerisindeki yatırım kalemi ise, yatırım için gerekli ekipmanlar, stoktaki ürün ve hizmetler ile hane halkı harcamalarını kapsar. Bunun yanında, yatırım, finansal varlıkların alım ve satımını kapsamaz.

Hükümet harcamaları ise adı üstünde olduğu gibi devletin tüm kurumlarının yaptığı harcamaları kapsar. Buna transfer harcaması dediğimiz yoksulluğun ortadan kaldırılması için yapılan harcamalar da dahildir.

Ticaret dengesi ise, ihracat ve ithalat arasındaki farktır.

Çok önemli bir not ise, sürekli dış ticaret açığı veren ülkeler bile ticaretten para kazanırlar. Bunun nedeni ithalat da olsa ticari aktivite olarak alım ve satımdan kar sağlamak mümkündür.

Son olarak gayri safi milli hasıla ile gayri safi yurtiçi hasılanın aynı şeyler olmadığına dikkat çekerek yazımı bitireyim. Gayri safi milli hasıla nerede yaşadıklarına bakmaksızın bir ülkenin vatandaşlarının hizmet ve ürün üretimi üzerinden hesaplanırken, gayri safi yurt içi hasıla ise, bir ülkenin sınırları içerisindeki toplam üretimi göstermektedir. Dolayısıyla, gayri safi milli hasılanın kullanımı ve anlamı diğerine göre daha önemlidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir